Perşembe, 12 Eylül 2019 / Published in Genel

Dijitalleşmeyle birlikte birçok iş akıllı yazılımlarla kolaylaştı, Bu durum  operasyonun verimliliğini arttırırken maliyetleri düşürüp aynı zamanda daha çok işin yapılmasını sağlıyor.

  • Müşteri deneyimini iyileştirmek
  • Çalışan verimliliğini arttırmak
  • Değişim kültürünü yaymak
  • Yeni teknolojiler ile yeni iş sahaları oluşturmak
  • Rekabet gücünü arttırmak
  • Gelirleri arttırmak
  • Hızla değişen dünyaya ayak uydurmak

       Dijital dönüşüm, rekabet etme, yeni iş alanları ve yeni müşterilere ulaşmak isteyen kurumlar için zorunluluk haline gelmiştir. 

Perşembe, 12 Eylül 2019 / Published in Genel

Pazarlama, müşteriyle başlayıp müşteriyle biten döngünün devamlılığını sağlayacak stratejik ve taktiksel çalışmalar bütünüdür. Müşteriyi anlamak pazarlamanın başladığı yerdir. Müşterilerin dijitalleşmesi markaların pazarlama faaliyetlerinin dijitalleşmesini de yönlendirmektedir. Online da artan nüfus, pazarlamacıların ilgisini dijitale yoğunlaştırdı ve müşteriyle buluşabileceği yeni temas noktaları getirdi.

Pazarlamanın dijital kanalındaki gelişmeler kurumların müşterilerini daha iyi anlamalarını onlara en uygun ürün ve hizmetleri sunabilmelerini sağlar. Dijitalleşmeyle yapay zeka, ön görülebilir analatik, kişiselleştirme ve gerçek zamanlı pazarlama gibi yeni taktik araçlarla mükemmellik hedefleniyor.

Dijitalleşen dünya, zaman ekseninde kişisel kökenli çözümler sunmaya başladıkça tüketim alışkanlıklarının da yer değiştireceği ve dijital platformların yavaş yavaş ön plana çıkacakları çok nettir. Buna uygun çözüm ve pazarlama stratejileri geliştiren firma, kurum ve servislerin ise bir adım önde olacağı tartışılmaz bir gerçek…

Perşembe, 12 Eylül 2019 / Published in Genel

Çalışanların dijitalleşmesini iş gücünün dijitalleşmesi olarak düşünersek, görünmeyeni görebilir duyulmayanı duyabilir kas gücü olarak normal bir insanın yapacağından fazlasını yapabilir hale geldik. Eskiden çalışanlar üretime kattıkları kas gücü ile var olduklarına inanmışlardı. Bu yüzden 90 lı yıllarda otomasyon nedeniyle işini kaybedeceğine inanan ve otomasyona direnen çalışanlar oldukça fazlaydı günümüzde ise bu endişe *yapay zeka işimi elimden alır mı* korkusuna bıraktı.

Yakın gelecekte kas gücünün yerini alacak olan robotlar olacağı gibi, rutin kararları verebilecek yapay zeka algoritmaları da her geçen gün gelişmeye devam edecektir.  Bu durumda yaptığı işe insani özellikleriyle değer katan vasıflı insan gücüne sahip çalışanlar ön planda olacaktır. Teknoloji insanın işini elinden alan değil çalışana daha fazla değer katma imkanı sağlayan bir imkan olarak düşünülmelidir. Çalışanların dijital okur yazarlığını arttırarak dijital dönüşümü sürecini hızlandırabiliriz. Özellikle giyilebilir teknolojiler sayesinde çalışanın iş gücü ve kabiliyetleri hızla artmaktadır.

Çalışanın dijitalleşmesinde amaçlanan işletme verimini arttırmak, daha ucuza daha kaliteli ve daha güvenli ve ergonomik üretim yapabilmektir.

Çalışanların dijitalleşmesi için tavsiyeler,

  • Kısa ve uzun vadeli hedefleri içeren *giyilebilir teknolojiler stratejisi belirle*
  • Çalışanlara zaman kaybettiren ve kalitesizliğe neden olan işlerin listesini çıkar.
  • Sektördeki robotik ve giyilebilir teknoloji örneklerini araştır.
  • Çalışanları giyilebilir teknoloji konusunda bilinçlendir.
  • Proje öncesi ve sonrası farkları düzenle raporlarla ölç.
Perşembe, 12 Eylül 2019 / Published in Genel

Firmalar, e-Dönüşüm süreçlerine e-Fatura, e-Arşiv ve e-Defter uygulamalarını hayata geçirerek başlıyorlar. Bu uygulamalar sayesinde tüm bu işlemler elektronik ortama taşınıyor. Böylece tüm muhasebe işlemleri hızlandığı gibi eski faturaların dijital ortamda saklanması ve istendiğinde rahatlıkla bulunabilmesi sağlanıyor. Ayrıca kâğıt, mürekkep, basım, kargolama gibi maliyetler ciddi oranda azalıyor. e-Dönüşüm’ün sağlamış olduğu en büyük tasarruf zaman. Neden e-Dönüşüm?

Her alanda bilişim ve teknolojinin hüküm sürdüğü günümüz dünyasında değişimin doğrudan bir parçası olmak şirketler için ayakta kalmanın bir ön koşulu haline gelmiş durumda. Yaşanan bu değişimi konjonktürel olarak görmeyip benimsemek, bilhassa start up olarak kabul ettiğimiz küçük şirketler ve orta ölçek grubundakiler için fırsatları da beraberinde getiriyor. Bir an önce başlayan ve bunu kurumsal kültürlerinin bir parçası olarak gören şirketler kalıcı olmanın ve büyümenin kapısını da aynı ölçüde aralayabiliyor. Bu durum şirketlerin gelişme, büyüme ve devamlılık stratejileri çerçevesinde anlam kazanacak yeniliklere dönüşebilmesi yönünde büyük bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor. 

e-Dönüşüm’e Hazırlık Süreci


Özellikle hazırlık sürecinde, mükellef konumda olan ya da gönüllü geçişe karar veren şirketlerin bu süreci gerçekleştirebilmeleri için 3 farklı yol bulunuyor. Bu süreçte şirketlerin yerine getirmesi gereken bazı kriterler var. Ve tabi dikkatli olmaları gereken bazı hususlar da bulunuyor. 

e-Dönüşüm’e Nasıl Geçilir?


e-Dönüşüm’e geçme kararı alan firmalar için GİB, 3 farklı geçiş yöntemi belirlemiştir. Bunlardan ilki: GİB’in sağlamış olduğu bir portal üzerinden işlemlerin yürütüldüğü tamamen GİB güdümünde olan bir sistemdir. e-Fatura için bir hizmet sağlayan portal kullanışlı olmamakla beraber ancak temel düzeyde hizmet verebilmektedir. 

Entegrasyon ise şirketlerin kendi bünyelerinde bulunan uygulamaları GİB’e onaylattıktan sonra sürece dahil olmalarını sağlayan bir diğer yöntemdir. Şirketlerin kendi uygulamalarının GİB sistemine entegre çalışması gerekir. Bu sistemle devam edebilmek için süreçlerin tamamı şirketlerin kendi kaynaklarıyla yürütülmektedir. 

Özel Entegratörde ise tüm bu e-Dönüşüm süreçleri sizin adınıza entegratör bir firma tarafından yapılır. Aylık fatura sayısı çok fazla olan şirketler için en uygun geçiş yöntemidir. Burada şirketlerin kendi sistemlerinde oluşan fatura bilgileri, özel entegratör firma tarafından sağlanan hizmetler kullanılarak GİB üzerinden de ilgili şirketlere iletilir. 

TOP