Dijitalleşmeyle birlikte birçok iş akıllı yazılımlarla kolaylaştı, Bu durum operasyonun verimliliğini arttırırken maliyetleri düşürüp aynı zamanda daha çok işin yapılmasını sağlıyor.
- Müşteri deneyimini iyileştirmek
- Çalışan verimliliğini arttırmak
- Değişim kültürünü yaymak
- Yeni teknolojiler ile yeni iş sahaları oluşturmak
- Rekabet gücünü arttırmak
- Gelirleri arttırmak
- Hızla değişen dünyaya ayak uydurmak
Dijital dönüşüm, rekabet etme, yeni iş alanları ve yeni müşterilere ulaşmak isteyen kurumlar için zorunluluk haline gelmiştir.
Pazarlama, müşteriyle başlayıp müşteriyle biten döngünün devamlılığını sağlayacak stratejik ve taktiksel çalışmalar bütünüdür. Müşteriyi anlamak pazarlamanın başladığı yerdir. Müşterilerin dijitalleşmesi markaların pazarlama faaliyetlerinin dijitalleşmesini de yönlendirmektedir. Online da artan nüfus, pazarlamacıların ilgisini dijitale yoğunlaştırdı ve müşteriyle buluşabileceği yeni temas noktaları getirdi.
Pazarlamanın dijital kanalındaki gelişmeler kurumların müşterilerini daha iyi anlamalarını onlara en uygun ürün ve hizmetleri sunabilmelerini sağlar. Dijitalleşmeyle yapay zeka, ön görülebilir analatik, kişiselleştirme ve gerçek zamanlı pazarlama gibi yeni taktik araçlarla mükemmellik hedefleniyor.
Dijitalleşen dünya, zaman ekseninde kişisel kökenli çözümler sunmaya başladıkça tüketim alışkanlıklarının da yer değiştireceği ve dijital platformların yavaş yavaş ön plana çıkacakları çok nettir. Buna uygun çözüm ve pazarlama stratejileri geliştiren firma, kurum ve servislerin ise bir adım önde olacağı tartışılmaz bir gerçek…
Çalışanların dijitalleşmesini iş gücünün dijitalleşmesi olarak düşünersek, görünmeyeni görebilir duyulmayanı duyabilir kas gücü olarak normal bir insanın yapacağından fazlasını yapabilir hale geldik. Eskiden çalışanlar üretime kattıkları kas gücü ile var olduklarına inanmışlardı. Bu yüzden 90 lı yıllarda otomasyon nedeniyle işini kaybedeceğine inanan ve otomasyona direnen çalışanlar oldukça fazlaydı günümüzde ise bu endişe *yapay zeka işimi elimden alır mı* korkusuna bıraktı.
Yakın gelecekte kas gücünün yerini alacak olan robotlar olacağı gibi, rutin kararları verebilecek yapay zeka algoritmaları da her geçen gün gelişmeye devam edecektir. Bu durumda yaptığı işe insani özellikleriyle değer katan vasıflı insan gücüne sahip çalışanlar ön planda olacaktır. Teknoloji insanın işini elinden alan değil çalışana daha fazla değer katma imkanı sağlayan bir imkan olarak düşünülmelidir. Çalışanların dijital okur yazarlığını arttırarak dijital dönüşümü sürecini hızlandırabiliriz. Özellikle giyilebilir teknolojiler sayesinde çalışanın iş gücü ve kabiliyetleri hızla artmaktadır.
Çalışanın dijitalleşmesinde amaçlanan işletme verimini arttırmak, daha ucuza daha kaliteli ve daha güvenli ve ergonomik üretim yapabilmektir.
Çalışanların dijitalleşmesi için tavsiyeler,
- Kısa ve uzun vadeli hedefleri içeren *giyilebilir teknolojiler stratejisi belirle*
- Çalışanlara zaman kaybettiren ve kalitesizliğe neden olan işlerin listesini çıkar.
- Sektördeki robotik ve giyilebilir teknoloji örneklerini araştır.
- Çalışanları giyilebilir teknoloji konusunda bilinçlendir.
- Proje öncesi ve sonrası farkları düzenle raporlarla ölç.
Firmalar, e-Dönüşüm süreçlerine e-Fatura, e-Arşiv
ve e-Defter uygulamalarını
hayata geçirerek başlıyorlar. Bu uygulamalar sayesinde tüm bu işlemler elektronik
ortama taşınıyor. Böylece tüm muhasebe işlemleri hızlandığı gibi eski
faturaların dijital ortamda saklanması ve istendiğinde rahatlıkla bulunabilmesi
sağlanıyor. Ayrıca kâğıt, mürekkep, basım, kargolama gibi maliyetler ciddi
oranda azalıyor. e-Dönüşüm’ün sağlamış olduğu en büyük tasarruf zaman. Neden
e-Dönüşüm?
Her alanda bilişim ve teknolojinin hüküm sürdüğü günümüz dünyasında değişimin
doğrudan bir parçası olmak şirketler için ayakta kalmanın bir ön koşulu haline
gelmiş durumda. Yaşanan bu değişimi konjonktürel olarak görmeyip benimsemek,
bilhassa start up olarak kabul ettiğimiz küçük şirketler ve orta ölçek
grubundakiler için fırsatları da beraberinde getiriyor. Bir an önce başlayan ve
bunu kurumsal kültürlerinin bir parçası olarak gören şirketler kalıcı olmanın
ve büyümenin kapısını da aynı ölçüde aralayabiliyor. Bu durum şirketlerin
gelişme, büyüme ve devamlılık stratejileri çerçevesinde anlam kazanacak
yeniliklere dönüşebilmesi yönünde büyük bir kilometre taşı olarak kabul
ediliyor.
e-Dönüşüm’e Hazırlık Süreci
Özellikle hazırlık sürecinde, mükellef konumda olan ya da gönüllü geçişe karar
veren şirketlerin bu süreci gerçekleştirebilmeleri için 3 farklı yol bulunuyor.
Bu süreçte şirketlerin yerine getirmesi gereken bazı kriterler var. Ve tabi
dikkatli olmaları gereken bazı hususlar da bulunuyor.
e-Dönüşüm’e Nasıl Geçilir?
e-Dönüşüm’e geçme kararı alan firmalar için GİB, 3
farklı geçiş yöntemi belirlemiştir. Bunlardan ilki: GİB’in sağlamış olduğu bir
portal üzerinden işlemlerin yürütüldüğü tamamen GİB güdümünde olan bir
sistemdir. e-Fatura için bir hizmet sağlayan portal kullanışlı
olmamakla beraber ancak temel düzeyde hizmet verebilmektedir.
Entegrasyon ise şirketlerin kendi bünyelerinde bulunan uygulamaları GİB’e
onaylattıktan sonra sürece dahil olmalarını sağlayan bir diğer yöntemdir.
Şirketlerin kendi uygulamalarının GİB sistemine entegre çalışması gerekir. Bu
sistemle devam edebilmek için süreçlerin tamamı şirketlerin kendi kaynaklarıyla
yürütülmektedir.
Özel Entegratörde ise tüm bu e-Dönüşüm süreçleri sizin adınıza entegratör bir
firma tarafından yapılır. Aylık fatura sayısı çok fazla olan şirketler için en
uygun geçiş yöntemidir. Burada şirketlerin kendi sistemlerinde oluşan fatura
bilgileri, özel entegratör firma tarafından sağlanan hizmetler kullanılarak GİB
üzerinden de ilgili şirketlere iletilir.




